Nedir bu Macron’un yeni Avrupa önerisi

Avrupa coğrafyasında yaşanan hızlı ve radikal değişiklikler Avrupa Birliği’nin geleceğine yönelik farklı formüllerin öne çıkmasına neden oluyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un hafta başında gündeme getirdiği, aslında temeli 1989’da dönemin Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand’ın “konfederal Avrupa” önerisine dayanan, Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) bunlardan biri. Şu aşamada net olmaktan uzak ve AB üyelerinin gözü kapalı kabul edeceği türden olmayan öneri, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

NEDEN ŞİMDİ

AB’nin genişleme hevesinin en düşük, üye olmaya hevesli ülkelerin sayısının ise yüksek seviyede olduğu bir dönem söz konusu. Rusya’nın saldırısı sonrası Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın üyelik için başvuru yapmasıyla liste iyice uzadı. Bu ülkelerin hiçbirinin kısa sürede üye olması mümkün değil. AST, Batı Balkan ülkelerinin ve yeni başvuru yapanların üyeliği beklerken AB’den uzaklaşmalarını önlemek için ara formül olarak görülüyor.

AB’YE ALTERNATİF DEĞİL

AST, AB üyeliğinden bağımsız olarak düşünülen bir proje. AB hedefini, değerlerini ve ilkelerini paylaşan demokratik ülkelerle tüm tarafların çıkarına olan alanlarda daha derin işbirliği ve koordinasyonu hedefliyor. Bir ülkenin AST’ye dahil olması o ülkenin AB üyeliğinden vazgeçtiği anlamına gelmeyeceği gibi AB üyeliğinin garanti olduğu anlamına da gelmeyecek. AST’de olmak AB’nin karar mekanizmasında yer almak anlamı da taşımayacak.

İŞBİRLİĞİ ALANLARI

AST’yle siyaset, güvenlik, enerji, ulaştırma, yatırım, kişilerin serbest dolaşımı alanlarında ileri düzeyde işbirliği planlanıyor.

HERKESE AÇIK MI

Kimin AST’ye girebileceği henüz net olarak tanımlanmadı. Macron’un açıklamalarından, AST’nin geniş kapsama alanına sahip olmasını istediği anlaşılıyor. Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve Batı Balkan ülkeleri öncelikli.

TÜRKİYE’NİN DURUMU

Macron açıklamalarında Türkiye’ye doğrudan vurgu yapmadı. Şu ana kadar yapılan vurgular müzakere sürecindeki AB adayı Türkiye’ye, en azından teorik olarak kapıların kapalı olmadığına işaret ediyor. Bununla birlikte AST’nin asıl önceliği Türkiye değil. Türkiye, AST için sıralanan işbirliği alanlarında uzun süredir AB’yle doğrudan ve derinlemesine çalışıyor. Bu alanlarda Yüksek Seviyeli Diyalog mekanizması devrede. Bu da önerinin Ankara açısından albenisini düşürüyor. Türkiye’nin AST’ye ilişkin yaklaşımını önerinin netleşmesinden ve içinin doldurulmasından sonra belirlemesi bekleniyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.